Türkçemize Sahip Çıkmalıyız

Sinemamız nam-ı değer Yeşilçam, içinde çok büyük hikâyeleri barındıran, binlerce emekçisini bünyesinde bulunduran büyük bir denizdir, okyanustur adeta. Nereden bakalım, nereden içeri girelim, nasıl bir değerlendirme yapalım. Yeşilçam, özellikle siyah beyaz yıllarda farklı bir atmosfere sahipti. Konular belki yalındı ama kullanılan dil, son derece tutarlı bir yapıdaydı.

Bugüne geldiğimizde ise, konuların daha da derinleştiğini ancak var olan dilin yani Türkçeyi doğru kullanma noktasında, sıkıntıların baş gösterdiğini görebiliyoruz. Günümüzde kullanılan dil, geçmiş zamanlarla mukayese edilmeyecek düzeylerde. Özellikle dizilerin hızlıca tüketildiği bir atmosferde, dil ve anlatımdan ne kadar bahsedebiliriz.

Türkçeyi Doğru Kullanın

En kötüsü de, çocuklarımızın bu ortam içerisinde negatif etkilenmeye müsait durumda olmaları, bu en kötüsü. Çocuk izliyor ve orada konuşulan üslubu, tarzı ya da söyleyiş biçimini, iyi bir şeymiş gibi kendisine örnek alıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Yapımcılara ve bu işin patronlarına, özellikle kanal yöneticilerine seslenmek istiyorum. Reyting oranlarının yüksek olması uğruna, değerlerimizden ödün vermeyin.

Her değersiz kelime, geleceğimizi karanlığa doğru götürecek bir adım olacaktır. Yeni nesil için bu durum daha da önemli. Yapacağınız projelerde, Türkçeyi doğru kullanma hususuna dikkat edin, senaryolarda yer alan anlatım bozukluklarına kapılmadan, daha net, daha anlaşılır ve daha Türkçe bir dil kullanın. Aksi halde, geleceğe doğru yürürken bizleri son derece umutsuz bir süreç bekliyor olacak.

CEVAP VER
Lütfen yazınızı giriniz.
Lütfen adınızı buraya giriniz.