— Komunite Blog

Archive
Sinema

haci muro Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine (2008)

Televizyon kanallarının vazgeçilmez dizilerinden biri haline gelen ve emniyet bakanlığından plaket ödülü alan dizi, yani Kurtlar Vadisi’nin renkli karakteri Muro, oynadığı rolle ve replikleri iyi izleyicinin ilgisini kazandı. Filmde en çok kullandığı “Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” cümlesi bir replik olmaktan çıkıp Muro’nun yeni filminin adı oldu. Muro televizyon dünyasındaki başarısını sinemaya aktaracak mı merakla bekleniyor. Filmde Muro ve Çeto’nun hikayesi anlatılıyor.

Filmin Hikayesi ise şöyle aktarılmış;

Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto, devrimi köyden başlatmak üzere memleketlerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmak, örnek birer devrimci olmaktır. Oysa köyde onları bir sürpriz beklemektedir. Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir. Muro ile Çeto’nun devrim ütopyasını gerçekleştirmeleri için; kadınları bulup boşanmaları gerekmektedir. Bunun için İstanbul’a dönen Muro ile Çeto’nun başına gelmeyen kalmaz. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalırlar.

Filmden birkaç kareyi paylaşacak olursak;

Kurtlar Vadisi’nin yapımcısı Pana Film “Muro – Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” filminin de yapımcılığını üstlenmiş.Yönetmenliğini ve senaryosunuda Şaşmaz ailesine ait.Yönetmenliğini Zübeyr Şaşmaz, senaryosunu ise Raci Şaşmaz, Cüneyt Aysan ve Bahadır Özdener yazmış.Filmin çekimleri 18 Ağustos’ta başladı.5 Aralık’ta vizyona girecek.İzleyenleri gülmekten koparacağa benziyen filmin büyük de bir rakibi var A.R.O.G

Filmin Web Sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Read More

issiz adam Çağan Irmaktan Issız AdamÇağan Irmak’tan yepyeni bir film daha… ” Issız Adam ”. Modern hayatın  aramızda yalnızlaştırdığı insanları anlatan,  yemekler üzerine, anneler üzerine, eski şarkılar ve konusu aşk üzerine olanilginç bir film… İlginç olan şu; bu başarılı filmin neden reklamları yapılmadı? Evet, bu filmleri televizyon ve onun kadar etkili kitle iletişim aracında tanıtım yapılmadı. Filmin tanıtımı sadece afişlerle yapıldı. Geçen günlerde haberlerde tanıtılan bu filme olan ilgi ve merak büyüyor. Haberde de bahsedildiği gibi peçetelerimizi yanımıza alalım.  Çünkü, kendinizi hayal edip ara sıra göz yaşlarımızı tutamadığınız olabilir. Filme henüz gitmedim: Fragmanlardan, film özetinden ve film görüntülerinden gördüğüm kadarıyla muhteşem bir film.

Bu film hakkında yazıları da okudum. Hemen hemen hepsiyle aynı görüşteyim. Filmi izleyen seyircilerin yaptıklan yorumları da takip ediyorum. İzlenmesi gereken bir filmin olduğunu düşünmektedirler. Ve gerçekten de izlenmeye değer gibi duruyor… Filmin kısaca özeti ise şöyle;

Alper 30′lu yaşlarda, gurme sayılacak düzeyde yemek kültürü olan kendi restoranının sahibi iyi bir aşçıdır. Lüks yaşamayı seven, işinde başarılı ama özel yaşantısını her gün farklı kadınlarla birlikte olarak düzene koyamamış, hayatını; yaptığı yemekler, günübirlik ilişkiler, paralı kadınlar üçgeninde yaşayan birisi iken; Hayatının akışı, bir gün Beyoğlu’nun arka sokaklarında, aradığı eski plak için bir kitapçıya girmesiyle değişir.

Ada 20′li yaşlarının sonlarında, güzel, çocuk kostümleri tasarlayıp diken, Alper’in modern yaşamının aksine çok mütevazı, hayatta fazla inişleri çıkışları olmayan genç bir kadındır. Bir gün eski bir kitabi bulabilmek için Beyoğlu’ nda dolaşırken Alper ile aynı kitapçıya girer. Çapkın bir adam olan Alper, Ada’nın güzelliğinden etkilenir ve Ada’yı takip etmeye başlar. Ada’nın aradığı kitabı bulmuştur, ilk sayfasına telefon numarasını yazar. Ada’ nın işyerine kadar devam eden takip, Alper’in tanışma bahanesiyle aldığı kitabı Ada’ya vermesiyle son bulur. Ada ve Alper’in yaşamlarında ilk defa karşılaştıkları tutkulu aşkın ilk sinyalleri bu kitapla başlar. Alper kopamadığı özgür hayatinin içersinde Ada’ya yer açmaya çalıştıkça, yaşamının daraldığını fark eder. Aşkı ve özgürlüğü arasında kalan Alper’in sessiz çığlıklarını duyamayan Ada, kendini aşkın rüzgârına kaptırmıştır bir kere; Ve yaşam bir kere daha aşk oyununun perdelerini Ada ve Alper için açacaktır.

Issız Adam
, modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan, yemekler, anneler, eski şarkılar ve aşk üzerine bir film.

Yazımı filmden görüntülerle zenginleştirmek istiyorum. Filmden Görüntüler;

Oyuncular: Melis Birkan, Yıldız Kültür, Goncagül Sunar, Gözde Kansu, Cemal Hünal, Aslı Aybars, Şerif Bozkurt

Tür: Dram / Romantik
Yönetmen: Çağan Irmak
Senaryo: Çağan Irmak

Bağlantılar: Filmin Web Sitesi

Read More

arog 001 300x240 A.R.O.GÜnlü komedyen Cem Yılmaz’ın hazırladığı G.O.R.A. nın devam niteliğindeki A.R.O.G. filmi, “Bir Yontma Taş Filmi” olarak karşımızda… Bu filmde de yine Arif’in maceralarını izleyeceğiz. Gora’da uzaya giden Arif, bu sefer de eski çağlara gidiyor. Komutan Logar’ın kötü ziyareti ona taş devrine mal oluyor…

Filmin yayınlanan Fragman ve treaser’larından izlediğim kadarıyla film de taş devri ile ilgili orjinal sahneler ve kabileler arasında yapılan bir maç var. Gerçekten Arog’un içeriğine yakışır şekilde hazırlanmış internet sitesine de buradan ulaşabilirsiniz. Sizi açıl susam açıl dedikten sonra içeri kabul eden bir engel bekliyor olacak….

Filme gelince 5 Aralıkta vizyona girecek. Fakat Arog ile beraber aynı tarihte vizyona girecek bazı filmler var. Herkes Arog’un Recep İvedik filminin rekorunu kırıp birinci sıraya yerleşmesini bekliyor diyebilirim… Filmin yeni fragmanını buradan izleyebilirsiniz. Filmdeki  başarılı oyuncu kadrosu ise; Cem Yılmaz, Özge Özberk, Zafer Algöz, Nil Karaibrahimgil, Özkan Uğur, Ozan Güven, Hasan Kaçan, Ethel Mulinas Araf, Charles Carroll, Metin Keçeci, Raimundo Querido…

Ayrıca filmi izledikten sonra burada yorumlarımı belirteceğim. İyi seyirler…

Read More

Osmanli Cumhuriyeti 1 Osmanlı Cumhuriyeti (2008)Ünlü komedyen Ata Demirer… Ve onun son sinema filmi Osmanlı Cumhuriyeti… Film Mustafa sinema filminden sonra oldukça dikkat çekici hale geldi. Çünkü Mustafa filmi Atatürk’ü eleştirel bir şekilde yansıtmış ve hataları olduğu için eleştirilmişti. Osmanlı Cumhuriyeti de “Atatürk olmasaydı, Kurtuluş Savaşı Yapılmasaydı…” fikri üzerine kurulduğu için merakla bekleniyordu. Vizyona çıktı fakat henüz izleme fırsatım olmadı fakat izleyenlerden gelen ilk izlenimler şu şekilde…. Film konu bakımından karmaşa içindeymiş. Komedi mi dram mı çözemiyomuşsun.

Film komiklik unsuru pek fazla yokmuş ve film ilkokul müsameresi tarzında geçiyormuş. Bu yorumları dinledikten sonra filme daha da çok gitmek istiyorum. Film ise alalacele yapılmış gibi görünüyor…

Filmin orjinal hikayesi;

Film, 1888 yılında başak tarlasında koşan ve sonra Atatürk olduğu anlaşılan çocuğun bir ağaca tırmanıp , kafesteki bülbülü alırken kafasının üzerine düşmesiyle başlıyor. Ardından filmin kararması ile 2007 yılına geliniyor. Filmde Atatürk’ün hiç lider olmaması, Kurtuluş Savaşı’nın yapılmamasıyla cumhuriyet değil Osmanlı Cumhuriyeti’nin günümüze uyarlanmış devamı anlatılıyor. Türkiye Cumhuriyeti yerine Osmanlı Cumhuriyeti’nin devam etmesi, ülkede yabancıların toprakları paylaşması, Ankara’nın başkent olmaması, padişahın olması, hükümetin AB yanlısı olması, tabelaların, plakaların hem Türkçe, hem Arapça olması, padişahın sürgüne gönderilmesi, padişahın kaftanının altında takım elbise olması gibi trajikomik hikayeler ve ayrıntılar yer alacak. Filmin ikinci yarısında ise Atatürk’ün var olduğu bir Cumhuriyet anlatılıyor.

Arkadaşlarım tavsiye etmedi fakat bu tarz yorumlarından sonra izlemek istiyorum çünkü beğeni kişiseldir.Eğer merak ediyorsanız yorumları fazla dikkate almayın ve izleyin.

Read More