— Komunite Blog

Archive
Sağlık

Bilgisayar bağımlılığı madde bağımlılığı başlığı altında yer almaktadır. Nitekim madde bağımlılığı ile bilgisayar bağımlılığı arasında fark olmasına rağmen ikisinide bir bağımlılık olması durumu söz konusudur.

Bilgisayar bağımlılığı kişinin genellikle ego tatmin etme isteğiyle ortaya çıkar ve kişiyi adım adım yakalar. Normalde bilgisayar başında geçirilen vakit önce iki katına sonra üç sonra dört derken katlanır.

1DYCr Bilgisayar Bağımlılığı

Bilgisayar Bağımlılığı

Herhangi bir okul eğitimi alıyorsa okula önem vermemeye ve derslerle alakasız olmaya başlar. Sosyal hayattan tamamiyle kopar ve internet ile bilgisayar varken sosyal hayata ihtiyaç olmadığına inanır.

Bilgisayar bağımlılığı teknolojimizin vermiş olduğu en büyük zararlarından birisi konumundadır. Bilgisayar bağımlılığından kişinin kendi başına kurtulması çok zordur.

Kişi her seferinde bilgisayar ile geçirdiği zamanını kısıtlayacağını söylemesine rağmen dozunda herhangi bir değişiklik yapmaz. Hat safhaya ulaşmış bilgisayar bağımlılıkları ciddi derecede risk taşımaktadır.

Bilgisayar bağımlılığından kişinin kurtulabilmesi için sosyal hayatın içine karışması ve eskiden yaparak tad aldığı şeyleri farklı yollardan denemesi veya kendine başka hobiler edinerek dikkatini bu yöne vermesi gerekmektedir.

Read More

Bozuk diş yapısını düzeltmek için metal diş telleri kullanılır. Bu metal diş telleri dişlerin ön kısmına özel bir yapıştırıcı ile yapıştırılan kanallar arasından geçirilir ve diş bozukluğuna göre 6 ay ile 2 yıl arasında ağızda kalabilir.

Çocuklar için diş telleri çok da sorun teşkile temizken ileri ki yaş dönemlerinde bozuk dişlerini düzeltmek isteyenlerin diş tellerinin görüntüsünden çekindiği de bir gerçektir.

QETz1 Görünmez diş telleri

Görünmez diş telleri

İlerleyen diş teknoloji dişin arkasına takılan ve şeffaf olan görünmez diş tellerini üretti.

Görünmez diş telleri diş tellerine göre daha estetik bir görüntü sağlıyor ve aslında çok daha kısa bir sürede dişlerin düzelmesini sağlıyor.

Görünmez diş telleri renksiz şeffaf ve çıkarılabilir özelliktedir. Yemek yenildikten sonra görünmez diş telleri çıkartılır ve dişler fırçalanabilir.

Klasik diş tellerinin en arkada açıkta kalan ucu yanaklara batabiliyor ve bazı iltihap durumlarına sebep olabiliyor Görünmez diş tellerinin ise böyle bir sorun teşkil etmesi mümkün değil.

Aynı zamanda görünmez diş telleri, metal diş telleri gibi alerjik bir durumu da asla yol açmıyor.

Görünmez diş telleri için öncelikli olarak dişinizin röntgeni çekilecek, diş yapınız fotoğraflanacak ve ısırma şekliniz alınacak.

Bütün bu veriler laboratuvarda değerlendirilip diş yapınıza en uygun görünmez diş telleri imal edilecek.

Invisalign adı verilen görünmez diş telleri ortalama 3 hafta boyunca dişte kalıyor ve yemek yeme, diş fırçalama ve herhangi bir şey içerken ağızdan çıkartılıyor.

Read More

Diş bakımı, her yaşta uzun ömürlü dişlere sahip olmak için çok önemlidir ancak çocuklarda diş bakımı yetişkinlere nazaran çok daha iyi yapılmalıdır.

Çocukların dişleri yetişkinlerin dişlerine göre daha hassastır. Çürümeye karşı daha duyarlıdır.

Puo8L Çocuklarda Diş Bakımı

Çocuklarda Diş Bakımı

Çocuklar asitli içeceklere, çikolata ve tatlılara daha düşkün oldukları için diş bakımlarının daha iyi yapılması gerekiyor.

İlk dişlerin çıkmaya başlaması ile birlikte çocuklara 4 – 5 yaşlarında çok da geç kalınmadan diş fırçalama ve ağız bakımı eğitimlerinin verilmesi gerekmektedir.

Doğru diş fırçalama teknikleri çocuğa öğretilmeli ve her yemekten sonra ve yatmadan önce dişlerini düzgün bir biçimde fırçalama alışkanlığının kazandırılması çok önemlidir.

Çocuklara mümkün olduğunda dişlerine zararlı olan yiyecekleri yedirmemek, yediler ise hemen dişlerini fırçalamalarını öğretmek önemli bir detaydır.

Çocukların dişleri, yetişkinlerin dişlerine göre daha zayıf ve daha organik bir özellik taşır.

Bu sebeple diş bakımında daha hassas ve ciddi davranmak şarttır. Çocuklarda diş bakımı alışkanlığını kazandırmak için onlara hoşlarına gidecek diş fırçaları ve diş macunları alınabilir, diş bakımı ile ilgili çizgi filmler seyrettirilebilir.

Ayrıca altı ayda bir çocukların diş bakımı için bir diş doktoruna mutlaka gidilmelidir.

Çocukların diş hekimi tarafından da diş bakımı konusunda bilinçlendirilmesi daha etkili olacaktır.

Read More

Uykusuzluk sorunu yaşayan kişiler öncelikli olarak bir doktora başvurarak belli tahlil ve incelemelerin yapılmasına özen göstermelidir. Bunun yanında kronik düzeyde olmayan uykusuzluk sorunlarına iyi gelen bitki, taş gibi alternatifler de denenebilir.

Doğada bulunan her şeyin insan sağlığı açısından olumlu yönde değerlendirilebilmesi mümkündür.

S7tVL Uykusuzluğa İyi Gelen Şifalı Taşlar

Uykusuzluğa İyi Gelen Şifalı Taşlar

Bunlar biri de şifalı taşlardır. Şifalı taşlar çok farklı sağlık sorunlarına iyileştirici katkıda bulunuyor.

Bu çözümlerden biri de uykusuzluk sorunudur. Uykusuzluğa iyi gelen şifalı taşların başında ametist, çeroit, dumanlı kuvars, malakit, topaz ve zirkon gelmektedir.

Ametist taşı, elde ovuşturulduğunda ve yastığın altına koyulduğunda derin bir uykuya dalınmasını kolaylaştırır.

Ametist taşının aynı zamanda kabus görmeyi de engelleyici özelliğinin olduğu bilinmektedir.

Çeroit taşı da uykusuzluğa iyi gelen diğer bir şifalı taşlardandır. Çeroit taşı, yatmadan önce avuçta ovuşturulmalı ve yatarken yastığın altına yerleştirilmelidir.

Ayrıca yine sıkıntılı rüyaların görülmesini engelleyici bir özelliğe sahiptir. Uykusuzluğa iyi gelen şifalı taşlardan Dumanlı Kuvars, öncelikli olarak stresi ve gerginliği azaltır, sinirli ruh halini ferahlatıcı bir hale getirir.

Özellikle panik atak yaşayan kişilere önerilen Dumanlı Kuvars taşı, kullanan kişiye dinginlik ve huzur verir.

Sakinleştirici özelliği ile bilinen Malakit taşı da uykusuzluğa iyi gelen şifalı taşlardan biridir.

Topaz taşı ise zihinsel yorgunluğu alarak ve kan dolaşım bozukluklarını düzene sokarak uykusuzluğa iyi gelen şifalı taşlar arasında yer alıyor.

Topaz taşı, boyun ve özellikle ense bölgesinde kullanılır, vücudun gevşemesini ve boyun kaslarının rahatlamasını sağlar.

Uykusuzluğa iyi geldiği bilinen şifalı taşların sonuncusu da Zirkon’dur. Zirkon taşının sırt bölgesinde omurilik zinciri boyunca ılık olarak yerleştirildiğinde kan dolaşımını düzenlediği, kasların gevşemesini sağladığı ve ruhsal rahatlama yaşattığı bilinmektedir.

Basit düzeyde rahatsızlıklarda kimyasal ilaçlara başvurmak yerine doğanın bizlere sunduğu zararsız alternatifleri denemek sağlığımız açısından daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Aşırı iş temposu ve hareketli modern çağın gerekli sebebiyle sıklıkla yaşanan uykusuzluk probleminde de şifalı taşlardan yardım almak oldukça önemlidir.

Read More